Asya’nın en ölümcül hayvanları

Asya’nın en ölümcül hayvanları

Onlar, çeşitli hayatta kalma yetenekleriyle ve savunmalarıyla donatıldı. Onlar, Asya’nın en ölümcül hayvanları.

Asya, gezegenimizde ki en büyük ve en kalabalık kıtadır. Kültürü ve gelenekleri de kapladığı yer kadar çeşitlidir. Bu çeşitli ve büyük bölge, şaşırtıcı hayvanların ihtişamına da ev sahipliği yapıyor.

Ural Dağları’ndan, Pasifik Okyanusu’na kadar uzayan, dünyanın neredeyse üçte birini ve dünya nüfusunun, beşte üçünü oluşturan Asya’da insanlar, dünyanın en etkileyici hayvanlarından bazılarıyla toprak savaşı içindedirler. Büyük yırtıcı hayvanlar, kırsal kesimlerin yakınlarında avlanıyor ve kalabalık caddeleri istila edebiliyorlar. Özellikle iki yırtıcı hayvan, bölgelerinin ustalarıdırlar ve kıtanın zıt uçlarında avlanırlar. Biri meraklı, sudaki herşeye cesurca yaklaşan diğeri ise kurnaz, ormanda gizlenen.

Sibirya kaplanı; 3 metreden uzun boyu ve 300 kilodan fazla ağırlığıyla, gezegendeki en büyük kedidir. Doğada yaşayan Sibirya kaplanlarının sayısı 500’den azdır. Bunların yaklaşık 400’ü, Rusya ormanlarında yaşar. Kalanlar ise, Çin’in doğusu ve Kuzey Kore boyunca çeşitli bölgelerde yaşar. Sibirya kaplanı, diğer kaplanların yaşam alanlarından çok daha soğuk bir bölgede yaşar. Burada, sıcaklık -40’lara kadar düşebilir. Fakat Sibirya kaplanı, yıllar boyu hayatta kalmak için inanılmaz uyumluluklar geliştirmiştir. Büyük pençeleri, kara batmasını önler. Daha sıcak mevsimlerde ise çizgili postu onu kamufle eder. Mevsimler değiştikçe, açık turuncu postu sayesinde ormana uyum sağlar. Kışın ise beyaz karnı ve göğüsü, görülmesini zorlaştırır ve sıcak tutar. Postu, Sumatra ve Bengay gibi sıcak hava kaplanlarınınkinden daha uzun ve daha kalındır. Tüm bunlar, neredeyse 8 ayını karda geçiren bir kedi için paha biçilemez özelliklerdir. Postunun çevreye uyumluluğu, avına sinsice yaklaşan kaplanı gizler. Arkadan ya da yandan sessizce yaklaşır. Güçlü arka ayakları sayesinde bir sıçrayışta 6 metreye kadar yükselip, avının üstüne atlayabilir.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-sibirya-kaplani-ilgincbirbilgi

Sibirya kaplanları, hem gündüz hem de gece avlanabilir. Aslında bir gececil hayvan olmamasına rağmen, bu kedi, geceleri daha dikkatli ve etkindir. Gözlerinde, “tapetum lacidum” denilen özel bir yansıtıcı katman bulunur. Retinanın arkasındaki bu katman, gözün arkasına düşen ışığı tekrar yansıtarak, nesnelerin daha parlak görünmelerini sağlar ve kaplanlara, insanlarınkinden 6 kat daha iyi bir gece görüşü verir. Böylece, avını gece bile pusuya düşürebilir. Güçlü çenesi soluk borusunu parçalarken, 7.5 cm. uzunluğundaki köpek dişleri de atardamarları keser ve omuriliği parçalar.

Sibirya kaplanları, etçiller arasında en büyük köpek dişlerine sahip olanlardan biri olmasına rağmen, her 10 denemeden sadece birinde avını öldürebilir. Bu yüzden kaplan, bir avında 27 kilodan fazla et yiyerek karnını tıka basa doyurur. Dilindeki “papillae” denilen küçük kıvrımları kullanarak, en ufak et parçasını dahi kemikten sıyırarak yiyebilir fakat insanların ihlalleri, bu büyük yırtıcının yiyecek bulmasını zorlaştırıyor.

İnsan yerleşimleri her yıl, kaplanların avlanma bölgeleri olan hektarlarca ormanı yok ediyor ve kaçak avcılar, kaplan nüfusunun neredeyse yüzde 85’ini öldürüyor. Karaborsada satılmalarını önlemek için yetkililer, yasadışı avcıların kaçak mallarına el koyup, yakıyorlar.

Ancak Asya’nın güçlü etoburları sadece doğudaki karlı dağlarda yaşayanlarla sınırlı değil. Bu hayvanlar suları da kontrol altında tutuyorlar.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-beyaz-uclu-kopekbaligi-ilgincbirbilgi

Beyaz uçlu köpekbalığı; cesurca insanlara yaklaşmasıyla bilinir ve dünyanın en tehlikeli köpekbalıklarından biridir. Boyları 3 metreye kadar çıkabilir. Adını, büyük, yuvarlak, beyaz köşeli süzgeçlerinden alır.Yalnız bir avcıdır. Avını, keskin duyma, görme ve koku alma duyularıyla bulur ama köpekbalıklarının altıncı bir hissi vardır. Burnunda “Lorenzini ampülleri” denen küçük gözenekler vardır. Bu ufak kapsüller, jöle benzeri bir maddeyle doludur ve insanların ya da balıkların suda yaydıkları gibi titreşimleri hisseder. Beyaz uçlu köpekbalığı genellikle orkinos gibi kılçıklı balıkları avlar. Sivri alt dişleriyle avını tutarken, keskin üst dişleriyle de eti büyük parçalar halinde keser.

Her yıl 70’e yakın köpekbalığı saldırısı bildirilmesine rağmen insanların köpekbalıklarına saldırıları çok daha yaygın. İnsanlar, her yıl ortalama 36 milyon köpekbalığı öldürüyor.

Asya’nın en çok korku uyandıran ve en ölümcül yırtıcılarından ikisi Sibirya kaplanı ve Beyaz uçlu köpekbalığıdır. Asya’nın nüfusu artmaya ve önceleri sadece doğal türlerin yaşadığı kırsal kesimlere doğru genişlemeye devam ederken, en ölümcül canlıların sadece yırtıcılardan ibaret olmadığı anlaşılıyor.

Yılanlar, Asya’da, her yıl 4 milyon insanı ısırıyorlar ve 100.000 erkeği, kadını ve çocuğu öldürüyorlar.

Habu engereği; inanılmaz derecede hızlıdır ve sadece Japonya’nın güneybatısındaki küçük adalarda yaşar. İnsan yerleşim alanlarına genellikle en sevdiği avı olan kemirgenleri aramak için gelir. Asya’nın en saldırgan yılanlarından biri olarak, yılda 600 insanı ısırır. Gün boyunca, bir yaprak yığını arasında gizlenir ve avının saldırı menziline girmesini bekler. Asya’daki en uzun engereklerden biri olarak, boyları 2 metreyi geçebilir ve göz açıp kapayıncaya kadar, boyunun yarısı mesafeden yani 1 metre uzaktan ısırabilir.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-habu-engeregi-ilgincbirbilgi

Bu yılanı bu kadar tehlikeli yapan şey sadece hızı değildir. Gözleriyle burun delikleri arasında pit organları bulunur. Bu duyu alıcıları, kızıl ötesi radyasyonları ya da sıcak kanlı canlıların yaydığı ısıyı sezer. Isıya, insan derisinden 100 kat daha duyarlıdırlar. Kurbanını ararken, etrafındakilerden daha sıcak olan her avı yok edebilir.

Karanlıkta bile ölümcül bir şekilde ısırabilir. Zehirli dişleri 27 mm. ye kadar uzayabilir. Yılanın bezlerinden, dişlerindeki delikler yoluyla akıttığı hemotoksik zehir ağır bir iç kanamaya sebep olur. Bu zehir, ısırıktan çok uzun süre sonra bile, kan hücrelerini öldürmeye devam edebilir. Kurbanlar acısını yıllarca çekebilir. Bazı durumlarda, ısırılan uzvun kesilmesi, zehrin etkilerini durdurmak için tek yoldur.

Habu engereğinin güçlü zehri, onu Asya’nın en ölümcül yılanlarından biri yapabilir ama burada bulunann daha küçük bir yılan şaşırtıcı bir şekilde tehlikeli olabilir.

Yamakagashi yılanı; genellikle 60 cm. den daha kısadır fakat boyutunun küçüklüğünü, zehirliliğiyle telafi eder. Bütün zehirli yılanlar zehrini dişleri yoluyla akıtır ama bu yılan, zehrini bezeleriyle de yayabilir. Genellikle Asya’nın doğularında bulunur. Pirinç tarlalarında, kuyruksuz kurbağa ve kara kurbağası avlar. Avını bulmak kolay olabilir ama öldürmek onun için zor olabiliyor.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-yamakagashi-yilani-ilgincbirbilgi

Yamakagashi’nin 7 mm. den kısa, kıvrık ve küçük dişleri vardır. Büyük dişli kardeşlerinin aksine, bu küçük dişleri kurbanına saplamakta zorlanabilir. Avını bir kere ısırdığında, yılan zehrini dişlerinden kurbanına akıtır. Hemotoksik zehir yavaşça kan dolaşım sistemine girer, kontrol edilemeyen iç kanamaya ve sonucunda da ölüme sebep olur. Bazen bir kurbağa, bir öğünden fazlası olabilir. Bazı yamakagashiler, zehirli kurbağaların zehrini alırlar. Yılan, bu zehirleri boyundaki “nuchal (boyun arkası) bezeleri” denen özel bezesinde depolar. Saldırıyla karşı karşıya kaldığında, yamakagashi, saldırgana bu bezeleri hedef gösterir. Bezelere yapılan bu baskı, zehrin saldırgana bulaşmasına sebep olur. Saldırganı duraksatır ve yılana kaçmak için zaman yaratır.

Yamakagashi, bir insanı öldürecek kadar zehri akıtamasa da diğer bir Asya yılanı son derece ölümcüldür. Zehrinin etkileri onu efsanevi bir yılan haline getirmiştir.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-uzun-burunlu-engerek-ilgincbirbilgi

Uzun burunlu engerek; efsaneye göre, zehri o kadar ölümcüldür ki insanlar ısırıldıktan sonra 100 adım atamadan ölüyor. Çin’in güneyi ve Vietnam’ın kuzeyinde yaşar. Genellikle, orman akıntılarında bulunan uzun burunlu yılan, avını bulmakta ustalaşmıştır. Isı sensörlü pit organları, etrafındakilerden daha sıcak olan her avın yerini tespit edebilir. Kıvrılıp, hareketsiz bir şekilde avının ona yaklaşmasını bekler ve saldırır. 2 cm. den uzun, ucu delik dişleri, sustalı bir bıçak gibi açılır ve zehrini avına bir iğne gibi enjekte eder. Hemotoksik zehir, anında görevini yapar. Ağır iç kanama, sürüngeni dakikalar içinde öldürür. Bu engerek, yüzlerce kişinin ölümünden sorumlu olabilir ve uzun burunlu engereğin efsanesini yaşatmaya devam edebilir.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-tek-gozlu-kobra-ilgincbirbilgi

Tek gözlü “monocled” kobra; Asya’nın güneydoğusundan ortalarına kadar uzanan, ormanlar ve çayırlardan oluşan geniş bir çevrede yaşar. Bazen kemirgen avlamak için yerleşim yerlerine kadar gelirler. Bu yılan saldırdığında, o kadar güçlü bir nörotoksik zehir akıtır ki en küçük damlası bile öldürebilir. Sinir sistemini felç ederek, akciğerlerin görevini yapmasını sağlayan kasların faaliyetini durdurur ve avını dakikalar içinde öldürür. Fakat Kobranın ilk savunması, zehri değildir. Tehdit altındayken bir uyarı verir. Boynundaki omurgaları genişleterek, gevşek derisini gerdirir ve ünlü şeklini gösterir. Bir göz gibi görünen sırtındaki bu halka, arkadan gelen saldırganı korkuturken, büyüyen boyu da, önden gelecek saldırıları önler. Bu da kobrayı, saldırıda olduğu kadar savunmada da etkili kılar.


Boz ayı; 2 metreden büyük boyuyla ve 540 kiloya kadar ulaşan ağırlığıyla dünyadaki en büyük etoburlardan biridir. Kuzey Amerika boz ayısı ve Alaska boz ayısıyla aynı ailedendir. Asya’da sadece boz ayı olarak bilinir. Orta Asya’dan kuzey Asya’ya kadar uzanan ormanlar ve kırlar da dahil geniş bir yaşam alanları vardır. Çok çeşitli çevrelerde hayatta kalabilir çünkü tam bir hepçildir ve neredeyse her şeyi yer. 10 cm. uzunluğundaki pençeleriyle yeri kazar ve bulduğu meyveleri, böcekleri ve kaynakları tüketir.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-boz-ayi-ilgincbirbilgi

Boz ayı aynı zamanda leşçil bir hayvandır. Leşlerle ziyafet çeker ve insan yerleşimleri yakınlardaki çöpleri karıştırabilir. Bozayı, balıkçılık ve karada avlanma konusunda da uzmandır. Arka ayaklarının üstünde durup, rüzgarı koklayarak yakındaki avlarını tespit eder. Olağanüstü koku alma duyusu sayesinde 1.5 km ötedeki bir avı tespit edebilir. Kürek kemiklerinin arasındaki kamburu, tümüyle kastır. Bu, ayının ön ayaklarına saatte 50 km yani bir ingiliz yarış atı kadar hızla koşacak güç verir. Kuzeni, Kuzey Amerika boz ayısı gibi bu boz ayı da büyük bir avı tek hamleyle yere serebilir.

Ayılar zamanlarının çoğunu yemek yiyerek geçirir. 7 aylık kış uykuları için yeteri kadar besin depolamaları gerekir. Yemek bulma savaşı içindeyken birbirleriyle aşırı derecede yarış halindedirler ve insanlar için de aynı derecede tehlikelidirler.

Şebek; komik görünebilir fakat bu kurnaz ve muzip hayvanın karanlık bir tarafı var. Asya’daki en saldırgan maymunlardan biridir. Bölge için savaştıklarında sonuç kanlı olabilir ve bölge için sadece birbirleriyle savaşmazlar. Aynı zamanda insanların yaşadıkları bölgelere gelip onlara da sataşabilirler.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-sebek-ilgincbirbilgi

Doğal yaşam alanlarının içinde, Asya boyunca yaygın olan, seyrek nüfuslu tropikal ormanlar ve mangrov bataklıkları bulunur. Kuzey Hindistan’da bolca şebek bulunur ve şebeklerin % 55’inden fazlası, yoğun nüfuslu bölgelerde yaşar. Her gün yaklaşık 100 insanı ısırırlar. Onlarla karşı karşıya gelmek, yara veya hastalık bırakabilir ve hatta öldürebilir. 60 cm. den fazla uzamazlar ve ağırlıkları 8 kilodan azdır ama grup olarak saldırdıklarında korkutucu olabilirler. Yemek aramak için, içinde insanların yaşadığı evlere girebilirler. Bazı saldırılar ölümcül olabilir.

Genellikle maymunlar sadece yemek çalar ve mülklere zarar verir. Bu davranışlarına rağmen, bazı kişiler, maymun Hindu tanrısı Hanuman adına, bu şebeklere tapar. Din adamlarının, tapınaklara meyve ve kuruyemiş gibi yiyecekler getirmeleri, alanı kontrol altında tutarken aynı zamanda şebeklerin her gün yemeklerinin getirilmesini beklemeye iter. Bu günlük etkileşim, maymunları cesaretlendirip, insanlara karşı daha saldırgan olmalarına sebep olur. 12 mm.ye kadar uzayabilen keskin dişleriyle, deriyi delip, kuduz ve salmonelloz gibi hastalıkları bulaştırırlar.

Şehirlerde yaşayan şebek sayısı artmaya devam ederken,  havadan gelen saldırılar sadece düzenbaz maymun gruplarıyla sınırlı değil.

Dev eşek arısı; Asya’nın en ölümcülleri arasında en küçüğü olan ama dünyadaki en büyük yaban arısıdır. Neredeyse bir kart destesi büyüklüğündedir ve dünyadaki en zehirli eşek arısıdır.

Dev eşek arısı, tek bir sokmayla öldürebilir. 0.5 cm uzunluğunda iğnesiyle, bileşik bir enzim karışımı enjekte eder ve dokuyu mahveder. Bu özelliği diğer yaban arılarıyla ortaktır fakat dev eşek arısına özel olarak, zehri, sinir sistemini çökerten bir nörotoksindir. Bir alerjik reaksiyon, anaflaktik şoka sebep olup, öldürebilir.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-dev-esek-arisi-ilgincbirbilgi

Bir dev eşek arısı kolonisi, yılın sadece 6 ayı yaşar. Bu süre boyunca da 40 kadar insan öldürürler. Hindistan’dan Japonya’ya, Asya boyunca dolaşırlar. Baharda, kraliçe arı, kış uykusundan uyanır, kurumuş bir ağacın içine ya da yerdeki bir deliğe yuvasını kurar. Buraya, ileride kovanın işçileri ve askerleri olacak yumurtaları yerleştirir. Haftalar içinde, kovan nüfusu binlere kadar fırlar. Bütün kardeşler, kraliçelerine hizmet eder. Çoğu yaban arıları gibi peygamberdevesi v.b böceklerle karınlarını tıka basa doyururlar. Güçlü çene kemiğiyle, avının kafasını koparır ama kendi karnını doyurmak için öldürmez. Kurbanını, yapışkan bir protein maddesi haline gelene kadar çiğner sonra yüzlerce hırslı genci beslemek için yemeği kovanına götürür. Yaz boyunca, dev eşek arısı sürekli yemek arar. Büyük bal arısı kovanları onlar için önemli besin kaynakları. Bal arısı kovanını arka ayaklarında ki bezelerden gelen bir çeşit feromonla işaretliyorlar. Bu, aynı zamanda diğer eşek arılarını kovana çekmek ve saldırmaları için bir işaret. Eşek arılarından sadece bir tanesi saatte 300 bal arısını öldürebilir. Saatler içinde, küçük bir dev eşek arısı birliği neredeyse 30.000 arıyı katlederek bütün bir koloniyi yok edebilirler.

Asya’da, en ölümcül yaratıklardan bazıları büyük sayılar halinde, yerleşim alanlarının yakınlarında gelişiyorlar ama iki ölümcül hayvan, insaoğlunun varlığında hayatta kalmakta zorlanıyor.

Hint timsahı; Güneybatı Asya’da yaşar ama en çok Hindistan’da bulunur. Hintçe’de “magar”, “su canavarı” anlamına gelir. “Mugger” da bu kelimeden üremiştir. (Mugger crocodile) Milyonlarca yıl boyunca, ölümcül şöhretini ve korku dolu adını bileğinin hakkıyla kazanmıştır. Bu su canavarı, karada da zaman geçirir. Soğukkanlı bir sürüngendir ama güneşlenirken, kabuğuna yakın kanlar ısınır ve vucuduna yayılır bu da timsahın vücut ısısını sabitlemesine yardımcı olur. Güneşin sıcaklığı  aynı zamanda sülükler gibi sinir bozucu parazitleri de uzak tutar.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-hint-timsahi-ilgincbirbilgi

Bu dev yırtıcı, suda en ölümcül haline bürünür. Timsah avlanırken, kıyıda hareketsiz bir şekilde saatlerce bekleyebilir. Sadece gözleri, kulakları ve burun delikleri suyun üstünde kalır. Çoğu hayvan, timsahın bölgesini zıplayarak geçerek, ölümden kaçar ama bazıları o kadar şanslı olamaz. Bir hint timsahı, saldırıya geçtiğinde, 70’e yakın çivili dişlerinin sıralandığı, mengene gibi çenesiyle avını sıkıca kavrar sonra kurbanını suyun altına çeker ve boğulana kadar orada tutar. Timsah avını öldürürken, boğazındaki “glottis” denilen bir kapakçık suyun akciğerlere gitmesini önler fakat yiyebilmek için, kafasını sudan çıkarması gerekir. 4.5 metreyi geçebilen boyu ve 500 kiloya çıkabilen ağırlığıyla, bufalo gibi büyük avları da öldürebilecek kadar büyüktür ama ana menüsü, balık, sürüngen ve küçük memelilerden oluşur.

Hint timsahları sadece avlarına karşı birer tehdit değillerdir. Çiftleşme mevsiminin başlarında, erkekler bölge sahiplenmelerine başlar. Toplanıp, egemenlik için savaşırlar. Çene ve kuyruk darbesi açık bir meydan okumadır. Bir erkek, kafasını ve kuyruğunu suyun üstüne çıkararak cevap veriyorsa, bu, kavgaya gönüllü olduğunu gösterir. Suyu fokurdatmak ve püskürtmek, egemenliği gösterir. Ardından gelen savaş, kanlı ve bazen ölümcül olabilir.

Hint timsahları, bölge için insanlarla da mücadele eder. İnsanların gelişimi, çoğu zaman timsahların doğal yaşam alanlarını yok ediyor. Nehirlerin yönlerinin değiştirilmesi ve su birikintilerinin tarla sulamak için boşaltılması, timsahları yeni su kaynakları aramak zorunda bırakıyor. Kurak mevsimlerde, saatlerce hatta bazen günlerce yürüyebilir. Mevcut tek su kaynağı yerleşim yeri yakınlarında olduğunda ise timsahlarla insanlar arasındaki savaş, ölümcül olabilir.

Büyük Hint gergedanı; Asya’nın en büyük gergedanıdır. Ağırlığı 1.800 kiloyu geçer ve bu 4×4 bir aracın ağırlığı ile eşittir. 2 tonluk dev cüssesine rağmen saatte 45 km hızla koşabilir. Dünyadaki en büyük tek boynuzlu gergedan olmasından dolayı, Büyük tek boynuzlu gergedan olarak da bilinir. Boynuzu, tırnaklarımızdakine benzeyen, keratin denilen saç benzeri bir tür liften oluşur. Bazı kişiler, gergedanın boynuzunun iyileştirme özelliği olduğuna inanır. Bu inanç, tek boynuzlu gergedanların neredeyse neslini tüketecekti. Bir zamanlar, binlercesi güney Asya’nın büyük kısmında bulunurlardı. 1900’lerin başında, doğada yaşayan 200’den az gergedan kalmıştı. Bugün, Nepal ve Hindistan’daki 2 bölgede koruma altında tutuluyorlar.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-buyuk-hint-gergedani-ilgincbirbilgi

Büyük Hint gergedanı otçul bir hayvandır. Ot, yaprak ve meyve yer. Üst dudağını otun ve gövdenin etrafında kıvırarak yiyeceğini kavrar ve ağzına yerleştirir. Günde 22 kilo tüketebilir fakat kurak mevsim boyunca yiyecek kaynakları sınırlı olduğundan, gergedan koruma altındaki parktan ayrılıp, çiftçilerin ekinlerini yemeye gider. Koruma altındaki topraklardan ayrılmak onu yasadışı avcılığa karşı açık hale getirir.

Erkeklerin çiftleşmek için birbirleriyle giriştikleri rekabet çok tehlikeli olabilir. 8 cm uzunluğundaki keskin alt dişleriyle savaşırlar. Kavgaları kanlı olabilir. Birbirleriyle ve yasadışı avcılarla giriştikleri bu tehlikeli karşılaşmalara rağmen, Hint gergedanı nüfusu, son yüzyılda 200’den 2000’e yükseldi. Silahlı park korumalarının gözetimi altında bu tarihi canlı, Asya’da hayatta kalmaya devam ediyor.

Kutup ayısı; Dünyada ki en büyük etoburdur ve ağırlığı 800 kiloyu bulabilir. Dünyadaki tüm ayılardan daha kuzeyde yaşar. Asya kıtasındaki Kuzey Sibirya’yı ve Kuzey Kutup Dairesi’ni yönetir. Burada, sıcaklık -46 dereceye kadar düşebilir ve günlerce hatta haftalarca öyle kalabilir fakat kutup ayısı, bu acımasız iklimde hayatla başa çıkabilmek için donatılmıştır. 13 cm kalınlığındaki bir yağ tabakası onu sıcak tutarken, iki katlı postu da vücut sıcaklığını korumasına yardımcı olur. Postunun yünlü astarı ayıyı yalıtırken, kalın tüyleri de suyu geçirmez.

asyanin-en-olumcul-hayvanlari-kutup-ayisi-ilgincbirbilgi

Kutup ayıları saatte 40 km hızla koşabilir. Bu olimpik bir koşucudan daha hızlı koştuğu anlamına gelir. Büyük, yuvarlak, kar ayakkabısına benzeyen pençeleri, ağırlığının her ayağına eşit derecede yayılmasını ve sağlam olmayan buzlu zeminler gibi zorlayıcı bölgelere uymasını sağlar.

Su, kutup ayısı için bir sığınaktır. Bilimsel ismi,”ursus maritimus” yani deniz ayısı anlamına da gelir. Perdeli ön pençeleri, suda kürek görevi görerek ayının ilerlemesini sağlar. Saatte 10 km’ye kadar yüzebilir ve dinlenmeden 96 km’den fazla yol alabilir ama genellikle avlanmak için karaya döner.

Önceki yazımız Willis Tower’ın camdan terasında yaşanan akıl almaz kaza hakkında bilgi vermektedir.

3D yazıcılar ve geliştirilmiş pek çok yeni cihaz sayesinde insanoğlu bazı şeyleri daha ufak yapmayı başardıkça ceplerimize daha fazla teknolojiyi

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yaz