Kasıtlı eskitme’nin ürünü elektronik çöplük Gana

Kasıtlı eskitme’nin ürünü elektronik çöplük Gana

Kasıtlı eskitme, Gana gibi 3. dünya ülkelerine elektronik çöp yağmasına neden oluyor. Son 10-11 yıldır Gana’ya tonlarca konteynır dolusu elektronik atık geliyor. Burada bahsettiğimiz, gelişmiş ülkelerde artık kimsenin kullanmadığı, ömrünü doldurmuş bilgisayarlar ve televizyon setleri gibi eşyalar.

3. Dünya ülkelerine elektronik atıkların gönderimi uluslararası hukuk gereği yasak. Ama tüccarlar bu konuda küçük bir hile yapıyor ve bu atıkları 2. el ürün olarak gösteriyorlar. Gana’ya gelen elektronik atıkların % 80’den fazlası kullanılamayacak, tamir edilemez durumdaki çöplerden oluşuyor ve ülkenin dört bir yanına boşaltılıyor. Şimdi, daha önceleri Odaw adındaki güzel bir nehrin bulunduğu yerde, Agbogloshie’de, bu çöplerin atıldığı yerdeyiz.

Gana’lı Mike Anane’nin anlatımıyla :

Burada eskiden hayat vardı ve nehir balık doluydu. Okulum buradan çok uzak değildi ve buraya nehre girmek ve futbol oynamak için gelirdik. Çok iyi hatırlıyorum burada balıkçılar olurdu. Ama şimdi bunların hepsi yok oldu. Bu beni gerçekten üzüyor ve kızdırıyor.

Kasıtlı eskitme’nin ürünü elektronik çöplük Gana

Gana elektronik çöplüğü

Bugünlerde burada okuldan sonra oyun oynayan çocuklar yok. Onun yerine elektronik çöpler var. Buraya hurda metal toplamaya gelen fakir ailelerin çocukları içindeki metali çıkartmak için plastik kaplı kabloları yakıyorlar. Büyüklerin gözünden kaçan en ufak parçaları daha küçük çocuklar topluyorlar. Bu gönderimlerin arkasındakiler diyor ki: Biz Avrupa, Amerika olarak geri kalanlarla (Afrika Gana gibi) aramızdaki bilgi teknolojilerine erişimdeki eşitsizliği kaldırmak istiyoruz. Ama gerçek şu ki, buraya gönderilen bilgisayarlar çalışmıyor bile ! İşe yaramayan bu kadar elektroniğin gönderilmesinin bir anlamı yok üstelik bunları siz üretmemişseniz ve ülkeniz dünyanın çöp kutusu olarak görülüyorsa.

Endüstri çağında gözlerden uzak tutulan atıklar artık hayatımızın içine giriyor; bundan daha fazla kaçabilmemiz mümkün değil. Tüketim ekonomisi aslında sona doğru yaklaşıyor çünkü; fiziksel olarak tüketilenleri koyacak yerimiz kalmıyor. Öyle sanıyorum ki; içinde yaşadığımız dünyanın bunu daha fazla sürdüremeyeceğini zaman içinde anladık. Sahip olduğumuz doğal kaynakların ve enerji kaynaklarının bir sonu var.

Gelecek nesiller; gelişmiş ülkelerde yaşayanların kullan-at hayat stillerini öğrenecekler. Dünyanın pek çok yerinde insanlar kasıtlı eskitme’ye karşı harekete geçmeye başladılar. Gana’lı Mika Anane, bu ürünleri almayarak savaşıyor. İşe bilgi toplayarak başladı.

Mike Anane :

Mike Anane

Mike Anane

Topladığım elektronik atıkların üstlerinde nereye ve hangi şirkete ait olduklarını gösteren etiketler var. Örneğin; AMU-Center, Northwest Sjaelland. Danimarka’dan. Ya da Almanya’dan WestMinister Koleji’ne ait bir Apple. Daha iyisini yapabilirdi. Buraya pek çok Apple ürünü atılıyor. Gana’ya atılan elektronik çöplerin üreticileri için etiketleri, adresleri, telefon numaralarını, şirket isimlerini kaydettiğim bir veritabanı oluşturdum. Mike Anane bunları bir davada kanıt olarak kullanmayı planlıyor. Bir yerden başlamamız, harekete geçmemiz ve bu insanları dava etmemiz gerekiyor; ancak bu şekilde Gana’ya çöp atılmasını engelleyebiliriz.

Bu arada Barselona’dan Marcos yazıcısının ömrünü uzatmak için internet araştırmasına devam ediyor. Sayaç konulmuş yazıcılar için ücretsiz yazılım sağlayan Rus bir internet sayfası buluyor. Programcı bunu yapmaktaki kişisel amacını bile anlatıyor.

Rus Programcı :

Bu tamemen kötü üretimden kaynaklı bir problem. İşletmeler bunu istiyor ama bu ne bizler, ne de çevremiz için bu yaklaşım iyi değil. Böylece ben de araştırdım ve kullananların bu sayacı etkisiz hale getirebilecekleri kullanıcı dostu bir yazılım geliştirdim.

Marcos ne beklemesi gerektiğini bile bilmiyor ama gene de Rus programcının yaptığı yazılımı indiriyor.

Bu sırada Fransa’nın küçük bir köyünden John Thackara, insanlara dünyanın her yerinden gelen tasarım fikirlerini paylaşmaları için yardım ederek, kasıtlı eskitme ile savaşıyor.

John Thackara :

Tüm fakir ülkelerde bozulan eşyalar tamir edilir. Bir ürünü yalnızca kırıldığı için ya da başka herhangi bir nedenle öylesine atamazsınız.

Hindistan’da kullanılan ve ne kadar komplike olursa olsun, eşyaları onarma geleneğini anlatan bir sözcük var; ‘jugaad’. Yalnızca işlerin ne kadar kötüye gittiğini, nasıl değişmesi gerektiğini anlatan insanlar yerine, gerçekten bu konuda proje üreten insanları bulmaya çalışıyoruz.

Bu insanlardan biri Warner Philips; ampul üreticilerinin soyundan geliyor.

Warner Philips’in anlatımıyla :

Büyükbabamın, nasıl ampul üretildiğini göstermek için, beni Eindhoven’daki Philips fabrikalarından birine götürdüğünü hatırlıyorum. Üretim gerçekten çok etkileyiciydi.

Ampul kartelinin kuruluşundan yaklaşık 100 yıl sonra, Warner Philips aile geleneğini izledi; ama farklı bir bakış açısıyla. 25 yıl dayanan LED ampul üretti.

Warner Philips

Warner Philips

Bu bir tarafta iş dünyası, bir tarafta da çevre duyarlı işler var gibi bir durum değil. İş ve sürdürülebilirliğin elele gitmesi gerektiğini düşünüyorum; aslında bu sağlam bir iş kurabilmenin temeli. Bunu yapabilmenin tek gerçek yolununun da kullandığınız kaynakların; üretim için kullanılan enerjiden, nakliye için kullanılan benzine kadar, tüm gerçek maliyetlerini belirlemek olduğuna inanıyorum.


Petrolün yenilenemez bir enerji kaynağı olduğunu düşünecek olursanız; taşımacılık sektörü anca şu anki benzin fiyatları 20-30 katına çıktığında nakliye masraflarını ödeyebilirdi. Kullandığınız tüm kaynakları bu hesabın içine katarsanız sonsuza dek kullanılabilecek ürünler için, tüm dünyada tüm üreticiler ve girişimcilere büyük fırsatlar çıkar.

Kasıtlı eskitme ile mücadele; tüketicilere sunulan malların yapım ve üretimlerinin yeniden gözden geçirilmesiyle de kazanılabilir.

Yeni bir kavram olan ‘beşikten beşiğe’ fabrikalar doğa gibi çalışabilseler kasıtlı eskitme’nin terk edileceğini iddia ediyorlar.

Çevre genellikle tasarruf etme, azaltma, sıfır atık gibi kavramlarla bağdaştırılıyor. Ama aslında doğa hiçbir şeyi biriktirmez; mesela kiraz çiçekleri. Doğa bol bol üretir ama ölen yapraklar ya da çiçekler heba olmaz, yerlerini başka organizmalara bırakırlar, bu bir döngüdür. Doğa yalnızca besin üretir, atık üretmez.

Braungart; endüstrinin de doğanın hünerine benzer bir hüneri taklit edebileceğine inanıyor. Bunun mümkün olabileceğini; İsviçreli bir tekstil şirketinin üretim süreçlerini yeniden tasarladığında ispatladı.

Braungart fabrikadaki iplik üretiminde yüksek derecede toksik maddelerin rutin olarak kullanıldığını fark etti. Yeni ipliklerin üretimi için Braungart ve ekibi malzeme listesini tamamı biyolojik olarak parçalanabilen 36 maddeye indirgediler.

Braungart :

Şimdi yenilebilir materyalleri seçiyoruz. Bu materyalleri müslinize bile koyabilir olmalısınız. Tüketim odaklı bir toplumda ürünler problemlere yol açacaktır. Ama eğer üreticiler besinleri kullanırlarsa, ürünler yeni birleye dönüşebilirler.

Kasıtlı eskitme’nin radikal eleştirmenleri üretimde reformu yeterli bulmuyorlar. Bütün ekonomik sistemi ve değerlerimizi gözden geçirmemizi istiyorlar. Gerçek bir devrim, kültürel değişim ve zihinlerde bir değişikliği gerektirir. Bu devrimin adı ‘anti büyüme’. Serge Latouche, hep birlikte, büyüme toplumundan nasıl çıkabileceğimizi anlatmak için konferanslar veriyor.

Serge Latouche : 

Serge Latauche

Serge Latauche

Anti büyüme sonsuz büyümenin mümkün ve sürdürülebilir olduğunu destekleyen düşünce tarzını alt edecek provokatif bir slogandır. Mantığımızı değiştirmemiz gerektiğini vurguluyor. Anti büyümenin temel mesajı çevresel izdüşüm alanımızı, israfı, aşırı üretimi ve aşırı tüketimi azaltmaktır. Üretim ve tüketimi azaltarak, arkadaşlık ve öğrenme gibi, hiç bitmeyecek zenginliğin başka çeşitlerini geliştirmek için daha çok boş zaman kazanabiliriz. Muhtemelen, toprakla kurulan bağ, bir topluluğa ait olma ve tüketicilerce yerlerine başka şeyler koymaya çalıştığımız sosyal hassasiyetlerdeki kırılmalar sebebiyle kimlik ve öz güven konularına bel bağlıyoruz.

Mutluluk tüketim seviyemize bağlı olsaydı, %100 mutlu olurduk. Marx’ın zamanından 26 kat daha fazla tüketiyoruz. Fakat araştırmalar da 20 kat daha mutlu olduğumuzu göstermiyor. Mutluluk her zaman öznel olmuştur.

Anti büyüme eleştirmenleri bunun modern ekonomiyi altüst etmesinden ve bizi ilkel çağlara götürmesinden endişe ediyorlar.

Sürdürülebilir gelişme toplumuna dönüşmek, belki Taş Devrine dönmek değil ancak 1960’lara geri dönmektir ve bu Taş Devrinden daha uzaktır.

Anti büyüme toplumu Ghandi’nin bakış açısıyla tanışır.Dünya herkesin ihtiyacını gidermek için yeterince büyük, ancak bireysel açlığı gidermek için daima küçüktür.

Marcos Rus internet sitesinde bulduğu yazılımı bilgisayarına indiriyor. İndirdiği yazılım yazıcısının içindeki sayacı sıfırlamasını sağlıyor. Yazıcı o anda yeniden çalışmaya başlıyor.

3. BÖLÜMÜN SONU

 

3 Bölümden oluşan, kasıtlı eskitme ile ilgili makalemizin diğer bölümlerine aşağıdaki bağlantılara tıklayarak ulaşabilirsiniz.

1.BÖLÜM : Kasıtlı eskitme stratejisi ile sürekli kandırılıyoruz

2.BÖLÜM : Planlı eskitme Brook Stevens’la yeniden hayat buluyor

3.BÖLÜM : Kasıtlı eskitme’nin ürünü elektronik çöplük Gana

3D yazıcılar ve geliştirilmiş pek çok yeni cihaz sayesinde insanoğlu bazı şeyleri daha ufak yapmayı başardıkça ceplerimize daha fazla teknolojiyi

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yaz